Türk Medeni Kanunu 96 yaşında

 

‘Toplumun aynası’ görülen Medeni Kanun, o toplumun kişilere verdiği değeri yansıtır. Ve en az Anayasa kadar değerlidir çünkü ölümden sonraki miras dahil insan hayatının her aşamasını kapsar. 96 yıl önce 17 Şubat 1926’da yürürlüğe konulan Türk Medeni Kanunu, eski hukuk düzeninden tamamen farklıdır; çağdaş, demokratik, laik ve yurttaş kavramına yaptığı vurgu ile kişisel hak ve özgürlüklerin altını çizer. Kadın erkek eşitliğini sağlayan hükümler sayesinde toplumda cinsiyet ayrımı olmadan her şahsın medeni haklardan yararlanmasını sağlar. 1926 yılından günümüze pek çok düzenleme geçirmiştir.
Medeni Kanunun kabulünden bu yana geçen 96 yılda biz kadınlar, kazanılmış haklarımızı daha da ileriye taşıma mücadelesi verdik. 2002 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nu; Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesine (CEDAW), Anayasamızın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine ve yine 2001 yılında yapılan değişiklikle anayasanın 41. maddesine eklenen ‘aile eşler arasındaki eşitliğe dayanır’ hükümlerine uygun olarak yapılmıştır.
Medeni Kanunumuzun hiçbir sınıf ve zümre ayrıcalığını kabul etmeyen çizgisinin, içinde bulunduğumuz özellikle İslam coğrafyasında ayrı bir yeri ve değeri olduğunu biliyoruz. Ancak günümüzde gelinen noktada sadece ülkemizde değil, uluslararası sözleşmelere rağmen dünya genelinde de bu yasa hükümlerinin pratikte yeterince uygulanmadığını üzülerek görmekteyiz. En kapsayıcı olan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını da bu bağlamda doğru bulmuyoruz.
Gün geçtikçe artan kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve cinayet haberleriyle sarsılıyoruz. Kadın bedeni üzerinden yapılan siyasetin örneklerini görüyoruz. Böylece kadın toplumsal hayattan uzaklaştırıldığı gibi eşit eğitim alma ve kariyer imkânlarından da geri kalıyor.
Bu zorlu süreçte sivil toplum örgütleriyle deneyimlerimizi paylaşmak, gücümüzü bir araya getirmek, ortak eylem ve ortak söylemde buluşmanın önemine dikkat çekmek istiyoruz. Türk Medeni Kanunun kabul edilişinin 96. yıl dönümü olan bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını saygıyla anıyor, kazanılmış haklarımızın korunması ve yeni hakların elde edilmesi mücadelesinde İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi olarak bizler üstümüze düşen görevi yapmaya ve haklarımıza sahip çıkmaya söz veriyoruz.
Türk Medeni Kanun maddeleri hassasiyetle uygulansa bugün belki 16 yaşındaki Sıla Ş. ile 19 yaşında 4 aylık hamile Hazal Alpyörük ve onlar gibi daha nice kadınlar da yaşıyor olacaklardı. Medeni Kanunumuza sahip çıkmalıyız.
İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi 
Yürütme Kurulu adına
İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı 
Canan Aydemir Özkara.
17 Şubat 2022