İzmir Ekoloji Buluşması Sonuç Tam Metni
 

 

 

İZMİR EKOLOJİ BULUŞMASI-I :

“RANT DEĞİL HAYAT”

 

İZMİR KENT KONSEYİ TARAFINDAN HAZIRLANAN

SONUÇ BİLDİRİSİ

 

 

İzmir Fuar Kültürpark / 03 Haziran 2021

 

 

İzmir Kent Konseyi’nin düzenlediği İzmir Ekoloji Buluşması İkizdere’den Muğla’nın İkizler köyüne, Gaziemir’deki nükleer atıklardan Kanal İstanbul’a, şimdilik Marmara’daki müsilajdan küresel iklim krizine, asbeste, Mersin’de yapımı süren nükleer santraldan Salda gölüne, Aliağa’dan Çeşme’ye ve Karaburun Yarımadası’na uzanan çok sayıda sorun etrafında mücadele veren sivil hareketlerden ve Baro, Tabip Odası, TMMOB gibi meslek örgütlerinden temsilcilerin, DİSK’in, rant odaklı yaklaşım ve politikaların sonuçlarını hayatın her alanında hisseden duyarlı vatandaşlardan oluşan 150’den fazla katılımcının ilgisiyle gerçekleşti.

 

Buluşma’da Türkiye’nin 25 farklı yerinden yerel mücadelelerin temsilcileri rantın hayatın önüne geçmesi sonucu bozulan ekosistemlere, kaybettiğimiz ve bundan sonra kaybedebileceğimiz değerlere dikkat çektiler, meslek örgütleri temsilcileri de hak temelli mücadelelere sundukları destekleri örneklendirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, İzmir Milletvekilleri, Gaziemir Belediye Başkanı da dahil olmak üzere toplam 35 konuşmanın yapıldığı İzmir Ekoloji Buluşması, deneyim ve bilgi aktarımı sağlayan böylesi buluşmaların Türkiye’deki ekolojik mücadeleleri birleştiren ortak paydaların yeniden düşünülmesi için önemli bir fırsat olduğunu gösterdi.

 

Katılımcı ve demokratik olmayan süreçlerin yaşanan ekolojik yıkımı derinleştirdiği, rant projelerinin bu ortamda yükseldiği görüşünde pek çok kez birleşen İzmir Ekoloji Buluşması katılımcıları, kirletmemenin-bozmamanın, ekolojik dengeyi sürdürmenin başlangıç noktası olduğunu vurguladılar, zararı durdurmanın ve geri çevirmenin öneminin altını çizdiler. Koruyabilmek, zararı durdurabilmek ve geri çevirebilmek için ‘’karar alma süreçlerine katılım’’ ve ‘’katılım için demokrasi’’ ortak talebinde buluştukları görülen tüm katılımcı ve temsilciler, demokratik hak ve özgürlüklerin ekolojik dengeyi koruma mücadelesi için adeta bir ön şart olduğunu pek çok kez dile getirdiler.  Bu kapsamda, 1998 tarihli “Çevre Konularında Bilgiye Erişim, Karar Vermeye Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru Sözleşmesi” (“Aarhus Sözleşmesi”)’ne Türkiye’nin taraf olması gerektiği vurgulandı.

 

İzmir Ekoloji Buluşması’nda Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olmamasının İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararı gibi ‘’büyük ayıp’’ olduğu dile getirilerek, Anlaşma’ya zaman yitirilmeksizin taraf olmak ve  Türkiye’nin iklim krizine karşı sorumluluklarını tanımak talep edildi. Ayrıca, mevcut Anayasa’da garanti edilmeyen katılım haklarının Anayasa’ya eklenmesi için, Türkiye’de demokratik Anayasa yapma süreçlerinin başlaması beklenmeden, şimdiden hazırlık yapmak gerektiği kaydedildi. İlaveten, ekolojik dengeyi korumak ve sürdürmek için bir çok alanda mevzuatın yeterli olmadığı ya da çatışmalı özellikler taşıdığı, Özel Çevre Koruma Kararı örneğinde görüldüğü gibi sorumluluk, yetki ve kararlar açısından çeşitli sorunlar içeren durumlar başta olmak üzere mevzuatın gözden geçirilip yenilenmesi ve geliştirilmesi gerektiği dile getirildi. Madencilikte siyanür ve sülfirik asit kullanımının yasaklanması gibi mevzuat değişiklikleri de talep edildi. Yargı süreçlerindeki yavaşlığın, bir çok proje ve ihalede zararın doğmasını engelleyemediği de kaydedilen önemli sorunlardan biriydi.

 

Fosil yakıtların başat rol oynadığı iklim krizi, ekosistem tahribatı ve adaletsizliklerin ulusal ve yerel politikaların dönüşümüyle tersine çevrilebileceğinin altını çizen, başta tarım, enerji ve sanayi politikaları olmak üzere çeşitli alanlardaki politikaların gözden geçirilip ekosistemler üzerinde yıkıcı etkiler yapmayan ve yaşamın sürdürülebilirliği perspektifine dayanan politika ve uygulamalara geçilmesini talep eden katılımcılar, bir çok alanda yerele değin somut öneriler getirdiler. Bu öneriler arasında, 

·       Merkezi idarenin yerel yönetimlerin ve halkın görüşünü almadan verdiği kararlardan vazgeçilmesi,

·       Çevresel yönetişim standartları uygulanması,

·       Kent yönetiminde ulaşımdan su tüketimine, gıda üretimi ve tarımdan atık yönetimine tüm çalışmalarda doğaya saygılı bir yaşamın esas alınması, bu çerçevede daraltılmış yerel kalkınma programları uygulamasına geçilmesi,

·       Nükleer enerjiden, termik santrallardan ve fosil yakıtlardan vazgeçilmesi,

·       İkizdere’den Akçay Sazlığı ve Sulak Alanı’na, İkizköy’den Karaburun Yarımadası’na tüm sağlıklı ekosistemlerin korunması, Gediz Deltası Sulak Alanı, Büyük Menderes, Küçük Menderes, Marmara Denizi gibi halihazırda kirlenmiş/bozulmuş ekosistemlerin geri kazanılmasına çalışılması,

·       Gaziemir’deki nükleer atıkların temizlenmesi için yetki sahibi tüm tarafları içeren bir çözüm komisyonunun kurulması,

·       Kanal İstanbul Projesi’nin yapılmaması, İstanbul-Trakya Kuzey Ormanlarının ‘’muhafaza ormanı’’ ilan edilmesi, 

·       Çeşme Korumalı Turizm Projesi’nin tahsis ve satışlar başlamadan iptal edilmesi,

·       Salda gölünün rant uğruna ölmekten kurtarılması,

·       Aliağa Ilıpınar Gölyüzü su havzasın cüruf sahalarının kapatılması,

·       Kazdağlarının taşocağı, maden işletmeleri ve enerji şirketlerine terk edilmişlikten kurtarılması,

·       Türkiye’de asbestle mücadele için bilgiye dayalı ve görünmeyen tehlikenin bilinirliğini sağlayacak çalışmalar yapılması,

·       Sao Paolo uçak gemisinin İzmir’e gelmesinin engellenmesi,

·       Muğla Akdelen ormanlarının yok edilmemesi,

·       Edremit Körfezi’ne derin deniz deşarjının durdurulması,

yer aldı.

 

Yaşananların bilinmesine, bilgiye ve dayanışmaya ihtiyaç duyduklarını vurgulayan katılımcılar, bunu gerçekleştirebilmek için envanterlere, tespit ve raporlamalara, doğru planlamalara, ortak izleme platformlarına ve izleme standartlarına sahip olmanın önemini vurguladılar. İzmir Ekoloji Buluşmaları’nın devam etmesi için, İzmir Kent Konseyi, Ekoloji Buluşmalarının nasıl devam ettirileceğine ilişkin bir çalışmanın kolaylaştırıcılığını üstlendi. Buluşmanın İzmirli katılımcıları İzmir Kent Konseyi bünyesinde bir Ekoloji Meclisi kurulmasının Kent Konseyi’nin bu alanda katılımcılığı artırmasına katkıda bulunacağı vurguladı.

Paylaş
    Güncel duyuru
    bulunmamaktadır.